|
Yalova |
|
|
 |
 |
Okunma |
|
1284
|
Yalova hakkında bilgiYalova yöresi, Türkler'den
önce Roma - Doğu Roma (Bizans)'ya, daha önce de Bitinya'ya bağlıydı.
Bitinya'yla ilgili Bizans arşivlerinin hemen hemen tamamının kaybolmuş
olması, bu bölgenin Osmanlı fethi öncesindeki durumunun bilinmesini
zorlaştırmaktadır. Ancak, Bizans kaynaklarının suskunluğu, arkeolojik
araştırmalar ve bazı 15. yüzyıl Osmanlı kaynaklarıyla bir noktaya kadar
giderilebilmektedir.
Yalova yöresi, Türkler'den önce Roma - Doğu Roma (Bizans)'ya, daha önce de Bitinya'ya
bağlıydı. Bitinya'yla ilgili Bizans arşivlerinin hemen hemen tamamının
kaybolmuş olması, bu bölgenin Osmanlı fethi öncesindeki durumunun
bilinmesini zorlaştırmaktadır. Ancak, Bizans kaynaklarının suskunluğu,
arkeolojik araştırmalar ve bazı 15. yüzyıl Osmanlı kaynaklarıyla bir noktaya kadar giderilebilmektedir.
Bitinya
ve önceki dönemde, Yalova yöresiyle ilgili olarak ; Prainetos –
Prenektos (Karamürsel), Drepane – Drepanum ( Hersek civarında köy),
Pylai ( Çiftlikköy civarında, olasılıkla Sahil Mahallesi civarında
yerleşim yeri), Pythia Therma ( Termal Kaplıcaları), Soteropolis ( Koru
Köy civarında bir yerleşim yeri), vb isimler göze çarpar.
Bazı kaynaklarda, 1236
yıllarındaki bir evrakta, Yalova yöresinin genel adının Pylopythia
olduğu yazılıdır. Gerek Pylai ( Çiftlikköy), gerek Pythia ( Termal) bu
bölgede olduklarına göre, büyük bir olasılıkla bu iki isim
birleştirilerek bölgeye ad olarak verilmiştir.
Daha sonra, bazı kaynaklarda, Yalova yöresiyle ilgili olarak Xenodochion ismine de rastlanır. 13. yüzyılda, günümüzdeki Karamürsel ve Yalova arasındaki düz kıyı ovası, Halizones Toprakları ya da Yalak Ovası olarak adlandırılıyordu.
Antik dönemde Arganthonios olarak tanınan Samanlı Dağları'nın adı da Sifones Dağları‘ydı. Türklerin eline geçtikten sonra, yöre hakkında çeşitli isimlerin kullanıldığı dikkati çeker.
Örneğin Katip Çelebi, Yalakabad adından söz etmekte ve kaplıcanın bulunduğu yere, Yalıova denildiğini işaret etmektedir. Ahmet Refik Altınay'ın
hazırladığı,”Hicri Onikinci Asırda İstanbul Hayatı “ isimli kitaptaki
Divan-ı Hümayun belgelerinde, Yalakabad hakkında çeşitli bilgiler
vardır.Yalnız bir yerde Yalakabad yerine Yalive kelimesi geçer.
Dr. J. Siotis'in 1906 yılında hazırladığı “ Les Thermes de Pythia “ isimli kitapta ise YALOVA adı yer alır.
Türkçe ve Rumca,
Yali / Yalı bugün, kıyı –sahil anlamına gelmektedir.Bu kelimenin sonuna
Ova eklenmesiyle meydana gelen Yaliova / Yalıova, sahildeki ova
anlamında kullanılmış ; Yalıova' daki “ ı “ harfi, kullanım
kolaylığından düşmüş ve YALOVA olarak halk diline yerleşmiş olabilir.
Atatürk‘ün
davranışı da, bu iddiayı doğrular görünümdedir. Atatürk, Türk Tarihi
ile ilgili olarak Yalova'da yaptığı bir çalışmanın altını imzalarken,
16 / 17 .8.1931 tarihini yazmış ve altına :
( YALİ OVA / YALOVA) DİYE NOT DÜŞMÜŞTÜR.
|
Yorumlar |
|
|
|
Rastgele Konular |
Son Eklenenler |
|
|
|
|
|
|
 |