|
Sivas |
|
|
 |
 |
Okunma |
|
983
|
Sivas Kurtuluş Savaşının temellerinin atıldığı, Selçuklu
devrinin dev eserleriyle süslü, yüzölçümü bakımından Konya'dan sonra
ikinci sırada yer alan bir il. Sivas ili topraklarının büyük kısmı İç
Anadolu Bölgesi'nin yukarı Kızılırmak bölümünde diğer kısımları ise
Karadeniz Bölgesi ve Doğu Anadolu bölgesinde olup, 35° 50' ve 38° 14'
doğu boylamları ile 38° 32' ve 40° 16° kuzey enlemleri arasında yer
alır.
 Sivas'ın konumu Sivas Türk Kurtuluş Savaşının temellerinin atıldığı, Selçuklu devrinin dev eserleriyle süslü, yüzölçümü bakımından Konya’dan sonra ikinci sırada yer alan bir ilimiz. Sivas ili topraklarının büyük kısmı İç Anadolu Bölgesi’nin yukarı Kızılırmak bölümünde diğer kısımları ise Karadeniz Bölgesi ve Doğu Anadolu bölgesinde olup, 35° 50’ ve 38° 14’ doğu boylamları ile 38° 32’ ve 40° 16’ kuzey enlemleri arasında yer alır. KuzeydenGiresun, Ordu ve Tokat; doğudan Erzincan; güneyden Malatya, Kahramanmaraş, Kayseri; batıdan Yozgat illeriyle çevrilidir. İl plaka numarası 58’dir.
Sivas isminin kökeniRŞehrin
ismi kentin antik dönemdeki adı olan Sebastia sözcüğünün değişerek
türkçeleşmesiyle bugünkü halini almıştır. Sebastia ismi de yunancada
'saygıdeger, yüce' anlamına gelir ki, Latince Augustus'un yunanca
karşılığıdır. Bu da pontuslar tarafından kurulan kentin Roma İmparatoru
Augustus onuruna onun ismiyle adlandırıldığına delalet eder.
Halk
arasindaki rivâyetlere göre ise Sivas kurulmadan önce ulu ağaçlar
altında kaynayan üç pınar varmış. Bu pınar Tanrıya şükür, ana ve babaya
minnet ve küçüklere şefkat duygularını ifâde edermiş. Bu üç pınara
“Sipas Suyu” denirmiş. Zamanla mukaddes sayılan bu üç pınarın etrâfında
küçük bir yerleşim merkezi kurulmuş ve “Sipas” ismi verilmiştir. Diğer
bir rivâyete göre ise Sivas ismi eski kavimlerden“Sibasipler”den
gelmektedir. Sivas ilk çağlarda Talavra, Megalapolis, Karana ve
Diyapolis isimleriyle anılmıştır.
Sivas ismi ile ilgili bir
başka rivâyete göre ise, kentin adı Farsçada “üç değirmen” mânâsına
gelen “Sebast” kelimesinden gelmektedir; Sebast ismi zamanla halk
dilinde Sivas olarak yerleşmiştir. Sivas ilk çağlarda Talavra,
Megalapolis, Karana ve Diyapolis isimleriyle anılmıştır.
Yüzölçümü
bakımından Türkiye'nin ikinci, yerleşim birimi sayısı bakımından
birinci ili olan Sivas aynı zamanda Cumhuriyet Türkiyesi'nin önemli bir
tarih ve kültür merkezidir.
Coğrafi
Konum
Sivas İli İç Anadolu'da yer alır. İl topraklarının büyük bölümü
Kızılırmak, bir bölümüde Yeşilırmak havzalarına girer. 35 derece-50
dakika ve 38 derece-14 dakika doğu boylamlarıyla, 38 derece-32 dakika
ve 40 derece-16 dakika kuzey enlemleri arasında kalan il, 28,488 km2
lik yüzölçümü ile Türkiye'nin toprak bakımından ikinci büyük ilidir.
Yüzey şekli
Yüzölçümü itibariyle Sivas'ımız 28.567.m2 alan üzerindedir. Konya'dan
sonra Türkiye'nin ikinci büyük ilidir. İç Anadolu'nun yüksek platoları
üzerinde başlayan ve doğuya doğru yükselen il alanı; kuzey, doğu ve
güneydoğuda daglik ve sarp bir kesimle son bulmaktadır. Ortalama
yükselti 1000 metrenin üzerindedir. İl alanının %47,6 si dağlarla, %6,2
si ovalarla kaplıdır.
Dağlar İldeki dağlar, III. Zamanda başlayan Alp Kıvrımlaşması
sırasında Kuzey ve Güney Anadolu dağ sistemleri de belirgenleşmiştir.
Kuzey Anadolu Daığlarının güneye, Güney Anadolu Dağları’ nın kuzeye
açılan uzantıları il alanının büyük bölümünü kaplamaktadır.
Kuzey
Anadolu sistemine bağlı dağlar; Kelkit Vadisi ile Kızılırmak Vadisi
arasını doldurarak batı-doğu doğrultusunda uzanır. Tüm Güney Anadolu’yu
batıdan doğuya doğru geçen Toroslara bağlı dağlar ise Şarkışla’dan
başlayıp ilin ortalarına doğru sokulur. Bu iki sıranın dışında kalan ve
genellikle tek tek yükselen dağlar, ilin ikinci derecede kabartıları
durumundadır. Köse Dağları
Tecer Dağları
Akdağlar
İncebel Dağları
Yama Dağı
Vadi ve Ovalar
Sivas İlinde Vadi oluşumları çok önemlidir. İlin kuzeydoğusu ve
batısındaki yüksek kesimden kaynaklanan akarsular, genellikle batı ve
güney yörelerinden akmaktadır. Bu hızlı akışlı sular, dar ve derin
oluklar açmıştır. Vadiler il alanının batısında yer yer genişleyerek,
il tarımında belirleyici rol oynayan alüvyonlu ovalara dönüşmektedir.
Sivas’ta vadilerin ikinci önemli rolü de, dağlar ve platolarla kaplı bu
alanda belli başlı ulaşım kanallarını oluşturmalarıdır. Yerleşim
merkezleri arasındaki kara ve demiryolu ulaşımı, düzenli sıralar
oluşturan yüksek ve sarp yapıyı kesintiye uğratan vadi boylarınca
sağlanır. Bunlardan en önemlileri şunlardır; Şarkışla-Gemerek Ovası
Yıldızeli (Bedehdun) Ovası
Suşehri Ovası
Tohma Vadisi
Çaltı Suyu Vadisi
Kelkit Vadisi
Kızılırmak Vadisi
İklim
Sivas İlinin büyük bir kesimi yazları sıcak ve kurak, kışları soguk ve
karlı geçen karasal İç Anadolu ikliminin etkisinde kalmaktadır. Fakat
kuzeyde Karadeniz, doğuda Doğu Anadolu yüksek bölge ikliminin etkileri
bulunmaktadır.
Bitki Örtüsü ve Doğal Yaşam
İklim ve yer şekilleri özellikleri bakımından Sivas doğal bir orman
alanı olması gerekirken; yüzyıllar boyunca devam eden ormanların
tahribatı yüzünden bugün Sivas çevresinde orman alanları fazla geniş
bir yer tutmaz. İlin Koyulhisar bölgesi zengin çam ormanı ile kaplıdır.
Şerefiye yöresi Koyulhisar çevresi kadar olmamakla birlikte önemli bir
orman bölgesidir. Şarkışla-Yıldızeli sınırları içerisinde bulunan Ak
Dağlar İç Anadolu Bölgesi’nin en önemli orman bölgesidir. İlin geniş
toprakları arasında fazla geniş bir yer tutmayan bu orman alanları
dışında Sivas’ın asıl önemli bitki örtüsü (step) bozkırlardır. İlkbahar
ayında yağışlarla canlanan çoğunlukla boyları 20-25 cm’yi geçmeyen yaz
aylarında yağış yetersizliği nedeniyle çoğunlukla kuruyup kaybolan
bozkır bitkileri içinde kısa ömürlü olan çiğdem, navruz (kar çiçeği),
gelincik, üvez türünden bitkiler yanında kuraklığa dayanıklı kökleri
derine kadar inen keven, sığır kuyruğu, çoban döşeği, sütleğen, dağ
yoncası, kekik, yavuşan gibi bitkiler geniş yer tutar. Ancak yakacak
sıkıntısı çekilen kimi bölgelerde bu bitkiler yakacak olarak
kullanıldığı için hızla azalmaktadır. İlde ormanların azalmasından
doğan yakacak odun ve kereste ihtiyacının karşılanması için kavakçılığa
büyük önem verilmiştir. Özellikle Şarkışla, Zara, Divriği, Gemerek ve
Yıldızeli’nde akarsu boyları söğüt ve kavak ormanı haline getirilmiştir.
Sivas
İli, Coğrafi konumu itibariyle yabanil hayvan bakamından çok zengindir.
İlin Anadolu, Doğu Anadolu ve Karadeniz iklimleri arasında bir geçit
yeri oluşu, il topraklarının engebeli ve sarp olması yabanil yaşamı
çeşitlendirir.
Divriği İlçesi ile bu ilçeye bağlı Danişment ve
Sincan Bucaklarında; Zara ilçesi ile bu ilçeye bağlı Beypınar ve
Bolucan bucaklarında , Yıldızeli ilçesinde, Suşehri ilçesi ile bu
ilçeye bağlı Gökçekent bucağı’nda bol miktarda keklik ve tavşan
bulunmaktadır.
Merkez ilçe, Ulaş, Kangal, Hafik ilçeleri ile
Çukurbelen köyü çevresinde bol miktarda kanatlı av hayvanlarından;
şahin, bıldırcın bulunmaktadır. Hafik, Çukurbelen, Merkez ilçe,
Seyfebeli yörelerinde sazlık ve bataklıklarda yaban ördeği, ildeki tüm
göllerin çevresinde yaban kazları yaşamaktadır. Tödürge Gölü’ndeki iki
küçük adacıkta turnalar yaşamaktadır.
Sivas’taki bütün akarsular
ile Tödürge, Hafik, Lota ve Gürün Gökpınar Gölleri de bolca balık
avlanan tatlı sulardır. İlin iğne yapraklı ormanlarının yayıldığı
Koyulhisar, Yıldızeli, Akdağlar, Zara ve Şerefiye yörelerinde bol
miktarda yaban domuzu, tilki ve ayıya rastlanır.
Sosyal yapı
Nüfus
Sivas Genel nüfusu 638,464 - Sivas il merkezi nüfusu 335.002 dir. -
Şehrimizde 62 mahalle mevcuttur. Sivas 16 ilçesi ve 1245 köyü ile
önemli bir idari yapıya sahiptir.
Eğitim-Öğrenim
Fakülte 3 Enstitü ve il ve ilçelerde 15 Meslek Yüksek okulu ile dev bir
eğitim yuvası olan Cumhuriyet Üniversitesi , 18.000 öğrenci kapasite
ile Sivas'ın Parlayan yıldızıdır.
Sivas
Merkezinde 160 İlköğretim , 22 Lise ve dengi okul. Sivas Genelinde 702
İlköğretim , 70 Lise ve dengi okul . bulunmaktadır.
İlçeleri
Yıldızeli
Şarkışla
Divriği
Suşehri
Kangal
Hafik
Koyulhisar
Akıncılar
Gölova
İmranlı
Zara
Altınyayla
Doğanşar
Gemerek
Gürün
Ulaş
TarihçeSivas'ın
bugünkü sınırları içerisinde yer alan Hafik Gölü, Pılır Höyüğü, Zara
Tödürge Gölü kıyısındaki Tepecik Höyüğü ile Kangal İlçesi Çukurtarla ve
Kavak Nahiyesi Höyük değirmeninde Prehistorik buluntular elde
edilmiştir. Yıldızeli Argaz Höyük ve çevresinde Kalkolitik çağ (maden
taş devri M.Ö.5000-3500) ile Tunç devri (M.Ö.3000-1500) buluntuları
elde edilmiştir.
Sivas'ın yazılı tarihi M.Ö.2000 yılı
başlarında Hititlerle başlamakta olup, merkez Tatlıcak Köyü ile
Uzuntepe köylerinde bulunan höyük ve Gürün Şuğul Vadisindeki Hititçe
yazılar başlıca Hitit yerleşim alanlarıdır. Balkanlar üzerinden
Anadolu'ya gelen Friglerin Hititleri ortadan kaldırmaları sonucu
Sivas'ta Frig yerleşimi Hitit yerleşim alanlarının üst katlarında
görülmektedir. Lidyalılar zamanındaki meşhur Kral Yolu da Sivas'tan
geçmektedir.
Anadolu'daki Pers egemenliğinden sonra kurulan
şehir devletlerinin zamanla Roma İmparatorluğuna bağlandığı, önemli yol
kavşağı üzerinde bulunan şimdiki şehir merkezinin iskan edildiği ve
Sebasteia adını aldığı bilinmektedir. Bu ad, rivayete göre Pontus Kralı
Polemonos'un karısı Pitodoris'ce verilmiş ve Roma İmparatoru Augustus'a
ithaf edilmiştir.
Roma İmparatorluğu hakimiyetine giren şehir,
395'te Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğuna ayrılan topraklar içerisinde
kaldı.1059'da Anadolu'ya giren Türkmen güçleri ve 1064'te Alparslan'ın
önünden kaçan Selçuklu şehzadesi Elbasan Sivas yöresinde kısa süre
hakimiyet sağlamışsa da, bölgenin Türk egemenliğine girmesi 1071
Malazgirt Zaferinden sonra gerçekleşti. Kısa bir süre Selçuklu
hakimiyetinde kalan Sivas'ta 1075'te Danişmend Beyliği kuruldu.
Danişmend Beyliğinin taht kavgaları ile zayıf düşmesinden sonra Anadolu
Selçuklularını yeniden birleştiren I.Mesud, 1152'de Sivas'ı ele geçirdi.
Bizanslıların
da karıştığı taht ve egemenlik kavgaları sırasında Anadolu Selçukluları
ile Danişmendliler arasında sürekli el değiştiren Sivas, 1175'te
II.Kılıçarslan tarafından kesin olarak Selçuklulara bağlandı. Daha
sonra İzzeddin Keykavus Sivas'ı başkent yapmış, uzun müddet Sivas'ta
kalarak günden güne genişleyen Sivas Şehri mamur edilmiş ve 1217
yılında Şifaiye Medresesini yaptırmıştır. İlim adamlarını Sivas'ta
toplayarak şehri büyük bir ilim merkezi haline getirmiştir. İzzeddin
Keykavus'un türbesi, yaptırdığı medrese içinde bulunmaktadır.
1220
Yılında İzzeddin Keykavus ölünce yerine I. Alaeddin Keykubat hükümdar
oldu. Bu dönem Anadolu Selçuklularının en parlak dönemi oldu. Moğol
istilasını dikkatle izleyen ve önlemler almaya çalışan sultan 1224'de
Sivas'ı surlarla çevirerek korunaklı duruma getirdi. Yerine geçen
II.Gıyasettin Keyhüsrev'in kötü yönetimi sırasında sıkıntı çeken halk,
1240 yıllarında ayaklanarak Sivas'ı yağmaladı. Selçuklu askerlerinin
sivilleri sindirmek için seferber olduğunu gören Moğollar Anadolu'yu
ele geçirmek üzere harekete geçtiler. Gıyasettin Keyhüsrev'i 1243'te
Kösedağı Savaşında yenilgiye uğratan Moğol güçleri, Sivas'ı işgal
ettiler. Moğollara bağımlı duruma gelen Selçukluları, bir süre de
Moğollar tarafından kurulan İlhanlı devleti ile idare etti. Sivas ili
bu dönemlerde büyük bir gelişme göstererek önemli bir ticaret ve bilim
kenti olmuştur.
Anadolu'da yarım asır kadar devam eden
İlhanlılar devrinde Vali Demirtaş Sivas'a yerleşmiş ve istiklalini ilan
ederek Sivas'ta uzun yıllar saltanatını sürdürmüştür. Demirtaş'tan
sonraki Sivas Valisi sırayla, Alaeddin Eratna oğlu Gıyasettin Mehmet,
Alaeddin Ali ve oğlu Mehmet Bey'dir.
Ali Bey'in ölümünden
sonra yerine geçen yedi yaşındaki Mehmet Bey'i Kadı Burhaneddin
saltanatından uzaklaştırarak Sivas'ta kendi adıyla anılan devletini
kurmuştur. Sivas'ı onarmak için de birçok çabalar göstererek surların
etrafında hendekler kazdırılmış, kaleleri tamir ettirilmiştir.
Akkoyunlu aşireti reisi Kara Osman'la yaptığı muharebe sonunda
katledilmiş yerine oğlu Alaeddin geçmiştir. Bu sırada Timurlenk
Anadolu'ya akınları başlamıştır. Osmanlı padişahı Yıldırım Beyazıt
Amasya'yı almış Sivas'a yaklaşmıştır. Güneyde Karamanlıların baskısına
dayanamayan Alaeddin, şehri Osmanlılara teslim etmiştir. Bir davetle
Sivas'ı teslim alan Yıldırım Beyazıt, şehri vali olarak tayin ettiği en
büyük Şehzadesi Emir Süleyman'a vermiştir. Sivas Osmanlıların eline
geçtikten bir yıl sonra 1400 yılında Timur'un istilasına uğramış, bir
süre sonra tekrar Osmanlı hakimiyetine geçmiştir.
Sivas
Osmanlı İmparatorluğu döneminde eyalet merkezi haline getirilerek
Amasya, Çorum, Tokat kısmi olarak Malatya ve Kayseri illeri Sivas'a
bağlı birer sancak olmuştur. Evliya çelebi Seyahatnamesi'nde
belirtildiği gibi Sivas zamanının en önemli eyaletlerinden biridir (40
ilkokul, 1000 dükkan, 18 han, 40 kadar çeşmesi olduğundan bahsedilir).
Sivas'a
birçok vali atanmış, bunlar içinde belki de ismi hiç unutulmayacak olan
Halil Rıfat Paşa'nın yaptırdığı yollar, köprüler, hanlar ve konaklar
halen Sivas 'ta yaşayanların hizmetindedir.
Sivas üzerinde Tarih içinde süre gelmiş yönetimler;
Danişmentliler Dönemi Sivas
Selçuklular Dönemi Sivas
Osmanlı Devrinde Sivas
Önemli şahsiyetler
Ahi Emir Ahmed (1244)
Ebu Abdullah Ali Bin Mehmed Es-Sivasi (..... – 1302)
Kadı Ahmed Burhaneddin (1329 – 1384)
Sıvaslı İbrahim Efendi
Ahmed Bin Abdullah Es-Sivasi (..... – 1384)
Ahmed Bin Mahmud Es-Sivasi (.... – 1387)
Kemaleddin İbn-i Hümam Es-Sivasi (1374-1445)
Şehabüddin Ahmed Es Sivasi (.... –H.860)
Hüsrev Bin Mehmed Es-Sivasi (....-1470)
İbrahim Bin Hasan Es-Sivasi Et-Tennuri (....-1471)
Molla (Mehmed) Hüsrev (....-1480)
Sivaslı Hasan Paşa (...-1566)
Muharrem Es-Sivasi (....-1584)
Behram Paşa (16.YY.)
Feyzullah Bin Şemseddin Ahmed Es-Sivasi (...-1616)
İsmail Bin Sinan Es-Sivasi (....-1632)
Abdülmecid Bin Muharrem Es-Sivasi (...-1633)
Abdulkerim Bin Abdullah El-Vaiz Es-Sivasi (.... –1633)
Recep Sivasi (....-1640)
Abdülahad Sivasi (....-1645)
Ebus-Sena Şeyh Şemseddin Ahmed Es-Sivasi (...-1650)
Sivaslı Müftüoğlu (....-1748)
Numan Efendi (Sarı Hatipzade) (....-1768)
İvazzade Halil Paşa (....-1804)
Durak Baba (1831-1916)
Mur Ali Baba (....-1885)
Fazlullah Moral (1878-.....)
Nüzhet Efendi (Deli Nüzhet Sivasi) (.... – 1888)
Abdulkadir Bin Kör Ali (....-1894)
Halil Rıfat Paşa (....-1907)
Vali Muammer Bey (1874 - )
İhramcızade İsmail Hakkı Efendi (1880-1969)
Mehmet Samih Fethi (1886 - )
Hayri LÜTFULLAH (1899 – 1930)
Mehmet Şükrü AKKAYA (1894-1971)
Eflatun Cem GÜNEY (1896-1981)
Muzaffer SARISÖZEN (1899-1967)
Ömer ALTUĞ (1905 – 1965)
Vehbi Cem AŞKUN (1909-1979)
İbrahim ARSLANOĞLU (1920-1995)
Prof.Dr. M. Kaya BİLGEGİL (1921 – 1987)
İlhan BAŞGÖZ (1924 - )
Prof. Dr. Sedat Veyis ÖRNEK (1927-1980)
Hasan Hüseyin KORKMAZGİL (1927-1984)
Şemsi (Şemseddin-i) Sivasi (1520 - 1597)
Muhlis Akarsu
Pir Sultan Abdal
Abdulkadir Galâmi (1854 - 1886)
Aşık Veysel (1894 -1973)
Külhaşzade Rahmi (1870 - 1910)
Abdulahad Sivasi (Nuri-i Sivas-i (1594 - 1650)
Kul Himmet Üstadım (XIX.Yüzyıl)
Feryadi (1914 – 1987)
Emsalî (1900 – 1978)
VELİ (? – 1853)
İbrahim ASLANOĞLU (1920 - 1995)
RUHSATİ (1835 - 1911)
MİNHACI (1862 - 1901)
Talibi COŞKUN
Âşık Ali İzzet ÖZKAN
Mesleki
Serdari
Vehbi Cem AŞKUN
Osman Hikmet IŞIK
Reşad Şemseddin SİRER
Seyyid YALÇIN
Mustafa ÇAĞRICI (1950 - .... )
M.Kaya BİLGEGİL
Seyit TÜRK
Deneme
Kemaleddin İbnü'l-Hümam
Zaralı Halil Söyler (İnce Halil ) (1906-1964)
İlgili
Sivasspor
|
Yorumlar |
|
|
|
Rastgele Konular |
Son Eklenenler |
|
|
|
|
|
|
 |