|
|
 |
 |
Okunma |
|
793
|
GENEL BİLGİLER
1650 metre yüksekliğindeki bir yaylada yer alan Ağrı, ismini yanında
heybetle görünen dağdan almaktadır. Türkiye’ye en tepeden
bakabileceğiniz ve doğuya açılan kapısı Ağrı, tarih boyunca çok sayıda
kavim ve medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Ağrı ili, yazın dağcılık ve
doğa yürüyüşüne, kış mevsiminde kayak sporuna elverişli parkurlara
sahip efsanevi dağı ile doğunun turizm merkezleri arasındadır
Nuh’un Gemisinin İzi
Türkiye-İran transit yoluna 3.5 km. uzaklıkta, Ağrı Dağı’nın güneyinde
Telçeker ile Meşar köyleri arasında yer alan doğal bir anıttır. Bu anıt
gemiye benzer bir siluettedir. Başta Amerikalı araştırmacı James Irwin
olmak üzere birçok araştırmacı büyük tufandan sonra Nuh’un gemisinin
buraya oturduğu yönündeki iddiaları araştırmak üzere kutsal geminin
kalıntılarını bulmak için 1983 yılından itibaren çalışmalara
girişmişlerdir. Kültür Bakanlığı gemi kütlesine benzeyen bu
jeomorfolojik yapının “Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı”
özelliği taşıması münasebetiyle 1987′de 3657 sayılı kararı ile burayı
doğal SİT alanı ilan etmiştir
Mağaralar
Buz Mağarası: Küçük Ağrı Dağı eteğinin bittiği
düzlükte bulunmaktadır. Doğubayazıt-Gürbulak transit yolunda Hallaç
köyü yolu sapağına 3 km. mesafededir. Örneğine çok az rastlanılabilecek
doğal bir anıt durumundaki mağara toprağın 15-20 m. derinliğinde yer
almakta olup 100 m. uzunluğa ve 50 m. genişliğe sahiptir. Mağara içinde
insan büyüklüğünde buzdan dikitler yer almakta ve bu dikitler ışık
altında farklı renklere bürünmektedir.
Meya Mağaraları: Diyadin’e 15 km. uzaklıkta
bulunan, kayaların insan eliyle oyularak barınma, ibadet ve diğer
yaşamsal faaliyetlerin gerçekleştirilmesi amacına yönelik olarak
yapılmış mağaralardır. Eski bir yerleşim merkezi olan bu mağaralar
bütün olarak ele alındığında adeta bir anıt kent niteliğinde olup,
değişik inanç ve kültürlerin izlerini taşımaktadırlar. Oldukça geniş
olan mağaralarda kilise ve mezar kalıntıları ve su kanalı
bulunmaktadır. Tokluca Kalesi’nden yer altına inen merdivenler
aracılığı ile bu mağaranın bağlantısı olduğu düşünülmektedir.
Kaleler
Tokluca Kalesi: Diyadin ilçesine 19 km. mesafede
bulunan Tokluca köyünün hemen arkasındaki tepe üzerinde bulunmaktadır.
100-150 m. uzunluğunda bütün bir kaya kütlesi gibi duran kale 2 m.
uzunluk ve genişliğindeki taşlardan yapılmıştır. Kalenin üstünde yer
alan 3 m. genişliğindeki bir giriş deliğinden 30 basamaklı merdivenle
kale içindeki sahanlığa inilmektedir. Bu sahanlıktan üç ayrı yeraltı
tüneline açılan giriş kapıları ve merdivenler bulunmaktadır. Bu
tünellerden birine 70 basamaklı, diğerine de 350 basamaklı merdivenle
inilmekte olup bu tünellerin Meya Mağaraları’na ulaşmakta kullanıldığı
tahmin edilmektedir.
Kan Kalesi: Tutak ilçesinin 15 km. batısında eski
adıyla “Kalekule” denilen Dönertaş köyü yakınlarında bulunmaktadır.
Hangi tarihte ve kimler tarafından yaptırıldığı bilinmeyen kale “Kale-i
Hum” adıyla da bilinmektedir.
Doğubayazıt Kalesi: Eski Beyazıt’ın kuzey doğusundaki Belleburç denilen yerde, kayalar üzerinde, Doğubayazıt’ın 5 km. doğusundadır.
Kaledeki Urartu mezarları ve antik çağlara ait kalıntılar, buranın antik kent olduğunu göstermektedir.
Kaleyi inşa edenler ya da yapım tarihi ile ilgili bir bilgi bulunmamaktadır.
Diyadin Kalesi: Diyadin ilçe merkezinde Murat Nehri
kıyısındaki kayalıklarda kurulmuş olan kale, Evliya Çelebi’nin
Seyahatname’sine göre Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan’ın oğlu Ziyaüddin
tarafından yaptırılmıştır. Gerçekte ise, kullanılan malzemeler ve
yapılış tarzı, Urartular tarafından inşa edildiğini göstermektedir.
Akkoyunlu, Karakoyunlu ve Osmanlılar döneminde onarım görmüştür.
Havaran Kalesi: Hamur ilçe merkezinde bulunmaktadır.
Hamur Deresi’nin üzerindeki kayalıklara kurulmuştur. Dereden yüksekliği
100 m. civarındadır. Selçuklu dönemine ait olan kale içinde cami,
kalebeyi konağı, deve hanları ile kaleden 400 m. uzaklıkta ve kaleden
daha yüksek bir tepe üzerinde gözetleme kulesi bulunmaktadır.
Şoşik Kalesi: Hamur ilçesine 35 km. uzaklıkta bulunan
Karlıca köyündeki sarp kayalıklar üzerine kurulmuş bir kaledir. Kalenin
ne zaman ve kimler tarafından yaptırıldığı kesin olarak bilinmemekle
beraber Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde kaleden “Azerbaycan
Hükümdarı Ziyaüddin tarafından yaptırılmıştır” şeklinde
bahsedilmektedir. Kale içerisinde ibadethane, hamam, gözetleme kulesi,
zindanlar ile su kulesi bulunmaktadır. Kale Karakoyunlular zamanında
tamir görmüştür.
Kız Kalesi: Şoşik Kalesi’nin 2 km. doğusundaki bir
tepe üstünde yer alan kalenin Şoşik kalebeyinin kızı için yaptırıldığı
rivayet edilmektedir.
Küpkıran (Harabe Göl) Kalesi: Ağrı il merkezinin 20
km. doğusunda yer alan Yukarı Küpkıran köyü ile Harabegöl köyü arasında
bulunmaktadır. Büyük kesme taşlardan yapılmış mazgallı bir kaledir.
Eski ve önemli bir yerleşim yeri olan Harabegöl köyünün depremler ve
toprak kaymaları sonucunda batmasıyla oluşan çukura zamanla su dolması
nedeniyle köyün yakınında bulanan kaleye bu ad verilmiştir.
Toprakkale: Eleşkirt ilçesinin 14 km. doğusunda
Toprakkale köyünde bulunmaktadır. Urartulara ait olan kalenin tapınak
ve yerleşim yerleri tamamen yok olmuş, günümüze ancak burç ve duvar
kalıntıları kalmıştır.
Anzavur Kalesi: Patnos ilçesinin 2 km. kuzey
batısındaki Anzavur Tepesinde bulunan kale, Urartu medeniyetine ait
olup M.Ö. 8. yüzyılda yapılmıştır. Kalenin duvarları Urartu Kralı
Menua, tapınak kısmı ise İşpuini tarafından inşa ettirilmiştir
Cami, Kümbet ve Kiliseler
Beyazıt Eski Camisi (Cami-i Gevher Digar): Beyazıt
Kalesi’nin güney eteğinde Birinci Selim tarafından yaptırıldığı kabul
edilen camidir. Caminin yer aldığı vadi yamacı düzeltilerek duvar
örülmek suretiyle düz bir platform oluşturulmuş ve üzerine bina inşa
edilmiştir. Kesme taştan inşa edilen cami 15×15 m. boyutlarında kare
planlı ve tek kubbelidir. Yapıda kahverengi, sarı ve beyaz renkte
taşlar karışık bir biçimde kullanılmıştır. Caminin giriş kapısı, beden
duvarları, mihrabı, son cemaat yeri duvar payları, kubbeye geçiş
sistemleri duvarlardaki kemerler, pencereler ve minare estetik bir
sadelikte yapılmıştır.
Toprakkale Camisi: Toprakkale köyünde 1684 tarihinde Mirza Bin Adbi Paşa’nın yaptırdığı camidir. Höyüğün güney yamacındadır.
Sürmeli Mehmet Paşa Türbesi: Hamur ilçesi merkezinde
olup, Osmanlı döneminde inşa edilmiştir. Beyaz, yumuşak taştan yapılan
kümbetin duvarlarında iki sıralı kırmızı taştan kuşak mevcuttur.
Üç Kümbetler: Üç kümbetlerden birisi Patnos ilçesine 2
km. mesafede olan Ziyaret, ikincisi Süphan Dağı eteğindeki Taşkıran,
üçüncüsü de Dedeli bucağının Acım köyündedir.
Hamur Kümbeti: Hamur ilçe merkezinin kuzeydoğusunda,
Ağrı-Van yoluna 300 m. uzaklıktadır. Selçuklu kümbetlerinden ayrı bir
mimari tarzda, altı (gövde kısmı) dikdörtgen, üstü balık sırtı
biçimindedir. Kümbetin 18. yüzyılda İshak Paşa’nın torunlarından
İbrahim Paşa tarafından yapıldığı söylenmektedir.
Karagöz Kilisesi: Tutak ilçesinin 26 km. batısındaki Dayıpınarı köyü yakınında kayalar oyulmak suretiyle yapılmış bir yeraltı kilisesidir.
Üç Kilise: E-23 karayolunun hemen güneyinde olan Taşlıcay ilçe merkezine 18 km. uzaklıktaki Taşteker köyündedir.
NE YENİR?
Ağrı yöresinde hayvancılığın büyük çapta olması nedeniyle hayvan
ürünleri büyük miktarda kullanılmaktadır. Ağrı zengin bir mutfak
kültürüne sahiptir. Saç kavurma en meşhur yemeğidir. Gosteberg
buğulama, Abdigör köftesi, Hengel, haşıl, erişte, kuymak, kete, bişi,
erdek, hasude, bulgur pilavı, yalancı köfte, ekmek aşı,lalanga, ayran
aşı, halise,çiriş ketesi, murtuğa ve ağızyakan ve deveci çorbası gibi
yöreye özgü yemekleri vardır.
NE ALINIR?
Ağrı’da küçükbaş hayvancılığın fazla yapılması nedeniyle halıcılık en
önemli el sanatıdır. Bunun yanında kilim, kazak, keçe ve çorap gibi el
sanatları da vardır.
YAPMADAN DÖNME
İshak Paşa Sarayı’nı görmeden,
Dağcılar için, Türkiye ve Avrupa’nın en yüksek dağı olan Ağrı Dağına çıkmadan, (izin almayı unutmayın)
Abdigör Köftesini tatmadan,
Kış ayları için bir kaç çift tiftik eldiven ve çorap almadan …
Dönmeyin
|